Doğanın ritmiyle yeniden bağ kurmanın zamanı.
Gelecek, uzak bir zaman değil. O, her sabah soluduğumuz havada, içtiğimiz suda, yürüdüğümüz toprağın altında saklı. Ve biz, bu geleceği şekillendiren izler bırakıyoruz—her tüketim alışkanlığımızda, her geri dönüşüm kararımızda, her ağaca dokunduğumuzda.
“Bir nefes al” demek, sadece durmak değil; fark etmek demektir.
Fabrika bacalarından çıkan dumanı değil, yaprakların arasından süzülen oksijeni seçmek.
Plastik torbayı değil, bez çantayı taşımak.
Tüketmek yerine dönüştürmek.
Çevre, sadece korunması gereken bir alan değil; yaşamın kendisidir.
Ve gelecek, çevreyle kurduğumuz bağda saklıdır.
Bugün aldığın her nefes, yarının ekosistemine bir söz verir.
Temiz bir nefes için, temiz bir çevre gerekir.
Bir nefes al… çünkü gelecek, çevrede.